Sıfır atık içeriğine , son zamanlarda gezegenin dört bir yanından yoğun bir çağrı var. Yaklaşık yüz yıl önce ortaya çıkan ve II. Dünya Savaşı’ndan sonrasında ise ivmelenerek hızlanan, gezegenin atık üretimine karşı bir duruş aslında bu çağrı.
On dokuzuncu yüzyılda, Batı dünyasında bile, hane halkı oldukça az atık üretiyordu. Artık gıdalar çorba yapmak veya hayvanları beslemek için kazanlarda kaynatılır, yetişkinler için kullanımlarını yitiren şeyler çocuklar için oyuncak olurdu. Kırılan nesneler onarılır, mobilya ve saat gibi dayanıklı ve kıymetli eşyalar nesilden nesile aktarılırdı. Tarımda ve hayvancılıkta gübre olarak organik gübre, kağıt yapımında eski çaput ve kumaş parçaları, sabun üretiminde kemikler, zararlı bitkilerin kontrol altına alınması ve gübre olarak küller kullanılmıştır. Bu durum yüzlerce yıl böyle sürüp gitmiş ve halklar neredeyse sıfıra yakın atık üreterek, kendi döngüsel ekonomilerini yaratmışlardır.
Ancak sanayi devriminden sonra bunların pek çoğu yitip gitmiştir. Bu dönemden önce, atık sorunu insanların oldukça nadir yaşadığı bir endişe idi. Kentleşme ve yükselen nüfus ile değişmeye başlayan yaşam şekilleri, dünya çapında toplu ve ucuz ürünler üreten montaj hattı faaliyetlerinin ilerlemesiyle neredeyse tamamen farklılaştı. Böylece bu sistem, özellikle ABD’den başlayarak, kullanımı kolay ve tek kullanımlık ürünleri tercih eden bir tüketim toplumunun temellerini atmış oldu.
Adresten toptan fiyata alım.
0.533.704 0659

